Ana içeriğe atla

Sadeleş Rahatla - Fumio Sasaki



Sadeles Rahatla. Henüz bitirdim kitabı. Acikcasi biraz önyargıyla başlamistim. Bu minimalizm konusu bana yeni bir moda akımı gibi geliyordu. Hatta evden eşya atmanın da bir itibar meselesine çevriliyormuş gibi hissediyordum.

Dürüst olmak gerekirse kitapta bahsedilenlerin hepsine katılmak mümkün değil ancak çokça işime yarayacak tavsiyeleri de heybeme aldigimi söyleyebilirim.

Hatta ofis olarak kullandığım odama gidip yaklaşık 2 saatlik bir elemeden sonra çokça anlamsız şeyi çöp olarak ayırdığımi ve kendime de epey yer açtığımı söyleyebilirim.


Hakikaten neden o kadar gereksiz şeyi evde tutuyormuşum ki?

Benim kitapta en çok beğendiğim konu düşünce yapımızla ilgili olan kisimdi. Bazı şeyleri neden biriktirdiğimiz hakkında güzel açıklamalar vardı.

Kitap 200 sayfa. Dili gayet akıcı. Maddeler halinde size Minimalizm akımını anlatıyor. Pratik öneriler veriyor. Hatta minimalizm hakkındaki yanlış anlaşılmaları da düzeltiyor.

Özcesi, kitap okunabilir bir metin. Bende etkisi oldu. Tavsiye ederim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.

Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu. Usain Bolt Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var. Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götüre

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor.  Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler. Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar. Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler