Ana içeriğe atla

Hayallerini Yaşamak - Sabrettim ve Başardım



Dile kolay!

Son 2 yılımın neredeyse her aksamı bu binada geçti.
Her sabah 05.00'da güne uyan. Gebze'den Güneşli 'ye git. Her gün akşama kadar ayakta eğitim ver. Sonra koştura koştura araç bul, servis kavgası yap. Derse ilk kısmını kaçırarak yetiş ve dersten çık. Sonra bilmem kaç araç değiştirerek Gebze' ye dön.

Her gece 24.00'dan ve çoğu kez de 01.00'dan sonra eve gir.

Ödevler, sunumlar, okunması gerekenler ve hali hazırda devam eden iş hayatı.

Peki değdi mi?

Değmek ne demek. Sonuna kadar değdi.

Öncelikle en büyük hayallerimden birini gerçekleştirdim. Psikoloji bilimini okudum. Tam anlamıyla harika bir deneyimdi.

Harika insanlarla tanıştım. Muhteşem hikayelere tanık oldum. Çok değerli paylaşımlar oldu.

Birbirinden değerli hocalarım oldu. Öyle çok bilgiye açmışım ki anlatamam. Bazen öğrenme açlığı ile hocalarımı bunalttim. Hatta çoğu kez bu böyle oldu:)

Kenarından geçme ihtimalimin olmadığı kitapları hocalarımın ve arkadaşlarımın tavsiyesiyle okudum.

Değiştim, büyüdüm, olgunlastim. Zihnim başka bir bakmaya başladı dünyaya.

Yeni ve heyecan verici hedefler buldum. Hayatıma anlam katacak, uğruna savaşacak ve beni gerçekten de bi insan olarak tatmin edecek yollar keşfettim.

Isın özcesi ben artik başka bi Salim oldum.

Mutluyum. Iyi ki bu yolu seçmişim ve sabırla buraya kadar getirmişim.

Bu süreçte tanıştığım sınıf arkadaşlarıma dünyalarını bana açtıkları için çok teşekkür ediyorum. Yolculuk sizinle çok güzeldi.

Bildiklerini, tecrübelerini bize sabırla anlatan kıymetli hocalarım. Sizler gibi öğretmenlerim olduğu için çok şanslıyım. Sizleri ve öğretiklerinizi hiç ama hiç unutmayacağım. Var olun. Her şey için teşekkür ederim.

Canım Annem ve Kardeşim. Uzaktan da olsa hep motive ettiniz. Hep yanimda olduğunuzu hissettirdiniz. Sizlere asla borcumu ödeyemem.

Canım Babam. Her ne kadar bugün aramızda olmasan da beni hissettiğini ve gördüğünü biliyorum. Hep okumami ve okuyarak bir yerlere gelmemi istedin. Gözün arkada kalmasın. Oğlun seni gurulandirmaya devam edecek.

Bu süreçte nazımı çeken mesai arkadaşlarım, dostlarım, akrabalarim saydigim sayamadığım herkese çok teşekkür ederim.

Ve son olarak en büyük teşekkürü canım, kıymetlim, biricik sevgilime... Eşim Öznur Yücel Tanrıverdi ye ediyorum. Minik kızımızın en sendromlu zamanlarında yanında olamadım. Çoğu kez evin bir çok işini kendi basina halletmek zorunda kaldin. Çok sabırlı oldun. Her zaman şefkatle yaklaştın. Ve hepsinden de önemlisi bana hep inandın.

Sana çok teşekkür ediyorum. Iyi ki hayatımdasın.

Evimizin neşesini de unutacak değilim tabii ki:) Elifi'im. Canım kızım. Artık babacık evde. Hep oynayacağız artık. Aksamlar ve hafta sonları bizimdir artık.:)

Tabii bu bir yolculuk. Öğrenmek hayat boyu devam eder. Ve ben de bu yola baskoydum.

Şimdiki hedef tezimi tamamlamak ve çok heyecan duydugum yeni hedeflere doğru yürümek.

Içim kıpır kıpır.

Duygularımı paylaşmak istedim. Sabir gösterip buraya kadar okuduğunuz için ayrıca sizlere de teşekkür ediyorum.

Hayallerinizi yaşadığınız bir hayatınız olması dileğiyle.

Sevgiyle kalın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.

Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu. Usain Bolt Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var. Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götüre

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor.  Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler. Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar. Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler