Ana içeriğe atla

Sen Bir Oblomov musun?

Hayatının gidişatından memnun olmadığı halde değiştirmek için kılını bile kıpırdatmiyor musunuz? Belki de siz bir Oblomov'sunuz.

Oblomov, Rus yazar Gonçarov’un Oblomov adlı romanının baş kahramanıdır. Oblomov; tembel, hiçbir şey üretmeyen, her şeyi boş veren, hazırcı, ukala, yerinden kıpırdanmaktan bile kaçan, bezgin, halsiz, kötümser bir karakterdir.
Oblomovlar hayal kurmayı çok severler ve hayallerinin gerçekle yüzyüze gelmesinden de korkarlar. Bir tür bilinçli atalet hali de diyebiliriz.


Peki nasıl kurtulabiliriz?

1. Öncelikle farkında olmalı ve değişmek için karar vermelisiniz.
2. Küçük adimlar atın. Bir anda her şeyi degistirmek mümkün değil. Minik ve sürekli adımlar büyük sonuçlar getirir. Örneğin, zor geldiği için ertelediginiz ilk 3 şeyi listeleyin ve yapmaya başlayın. Hemen simdi listelemeye baslayin😊

3. Yardım alın. Dışarıdan destek bazen Kurtarıcı olabilir. Bir arkadasinizdan sizde usengeclik belirtileri gördüğünde sizi uyarmasini isteyin.

4. Yapabilecekken yapmadiginiz şeylerin ne gibi sonuçları olacağını düşünün. Biraz endişe ve tadında stres iyidir 😉

5. İnanın. İnanmak en önemlisi. Degisebileceginize inanmak size güç verir ve enerjinizi korumanizi sağlar.
Bunlar benim çözümlerimdi.
Peki ya siz neler tavsiye edersiniz?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.



Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu.

Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var.
Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götürecek beş yoldan bahsedeceği…

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor. 

Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler.
Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar.
Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler bizi buna zorlayacak gib…