Ana içeriğe atla

Kelebek Bir Defa Kanatlandı mı, Bir Daha Asla Tırtıl Haline Gelmez

Nasılsın?

İyiden hallice misin?

İyisin iyi,

Bir etrafına bakar mısın? Başını, gömdüğün kumdan çıkarsana bi!

Ne görüyorsun?

Herkesin keyfi yerinde sanki öyle mi?

Mesela herkesin güzel bir kariyeri var değil mi? Geziyorlar tozuyorlar, kıyafetleri de pek bir yerinde sanki. Başarılı insanlar doğuştan başarılalar öyle değil mi? Onlar zaten hep şanslılardı ama kader bir sana gülmedi.

Sen öyle zannet!




O gülümseyen yüzlerin arkasında ne acılar var biliyor musun?

İki günde o noktalara gelmediler. Dizleri kanadı. Çabaladılar.

Diyeceksin ki “bir sürü insan aileden şanslı zaten”. Geçiniz efenim bunları. Öyle olsa da sayıları az onların. İstisna! Ancak sen içini rahatlatacak örnekleri bulmayı seviyorsun zaten ya. Bakmaya devam et. Sen bilirsin!

İnsanın kanadı gayretidir diyor Hz. Mevlana.

Konfüçyüs, Sen değişirsen şansın da değişir diyor.

“Yaaa iki sözle mi kendime geleceğim” diyorsun değil mi? Bak ben söylemiyorum. Tarihin önemli insanları söylüyorlar. Tecrübeyle sabit yani.

Bir kere sürekli kaderine küfretmeyi bırakmalısın. Elindeki olumsuzlukları sürekli geviş getirmen sana bir şey katmaz. Hiçbir zaman her şeyin tam olduğu bir zaman da olmayacak başlamak için.

Yapacağın tek bir şey var. Başlamak. Boşver eksik olsun. Başla!

Hata yapacaksın. Boşver devam et.

Bugün azıcık dinleneyim yarın başlarım deme. Bugün başla!

Küçük adımlar at.

Boşver dünyayı değiştirecek büyük hedefleri.

Her gün ama her gün minik minik adımlar at. Vazgeçmeden.

Bu küçük adımlar bir gün büyük yerlere götürecek seni. Garanti ediyorum.

Yok bu iş bana ters mi diyorsun.

O zaman şansın bol olsun. Benlik bu kadar.

Ancak yine de son bir söz;

Kelebek bir defa kanatlandı mı, bir daha asla tırtıl haline gelmez. Colin Wilson.

Kanatlandığın bir sene olsun. 2018’in kutlu olsun.

Sevgiler,



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.



Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu.

Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var.
Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götürecek beş yoldan bahsedeceği…

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor. 

Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler.
Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar.
Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler bizi buna zorlayacak gib…