Ana içeriğe atla

Memnuniyeti Yüksek Eğitimler Nasıl Yapılır?

Katılımcıları sıkmadan, bol katılımlı, etkili öğrenmenin olduğu ve memnuniyetin yüksek olduğu eğitimler tasarımlamak mümkün.

Nasıl mı? Buyurun yazıya.

Birçok eğitmen ve eğitim tasarımcısının amacı katılımcıların öğrenerek ve sıkılmadan ayrıldıkları eğitimler yapmak. İyi bir eğitimin keyif ve öğrenme çıktıları bakımından dengeli olması gerektiğini bir kenara not düşerek eğitim profesyonellerinin genellikle düştükleri hataların en başında ya çok eğlenceli ama öğrenmesi az ya da bilgi bombardımanı fazla ancak mutsuz eğitimler tasarlamalarıdır.



Eğer konumuz yetişkinler ise yetişkinlerin nasıl öğrendikleri önem arz ediyor. Yetişkin öğrenme prensiplerini incelediğimizde bir eğitimde olması gereken en temel ipuçlarına da ulaşmış oluyoruz.


Yetişkinler;

1. İhtiyaçları doğrultusunda öğrenirler,

2. Öğrenmeye hazır olduklarında öğrenirler,

3. Hemen ya da kısa zamanda uygulayabilecekleri bilgi ve becerileri öğrenmek isterler,

4. Grup etkileşiminden hoşlanırlar,

5. Öğrenme sürecine etkin şekilde katılmak, kendi tecrübelerine dayalı olarak görüşlerini açıklamak, tartışmak isterler,

6. İçeriğin belirlenmesinde yer almak isterler,

7. Eğitimde rahat bir çevre ve dinamik bir atmosferden hoşlanırlar,

8. Sertifika gibi ödül almak öğrenme cesaretlerini artırır,

9. Zamanları değerlidir.


Şimdi her maddenin karşısında eğitiminizde neler yapabileceğinize dair örnekler vererek konuyu detaylandırmaya çalışacağım.

1. İhtiyaçları doğrultusunda öğrenirler,

Yetişkinler bir eğitime dahil olduklarında eğitim konusunun onların hayatında neyi değiştireceğini, hangi sorunlarına çözüm bulmalarına yardımcı olacağını somut olarak karşılarında bulmak isterler. Bu noktada eğitim ihtiyacı analizi ciddi önem kazanıyor. Doğru bir analizle doğru hedef kitleye ulaşabiliriz. İhtiyaçları olmayan eğitim konusunu karşılarında bulan yetişkinlerden doğal olarak istenilen verim alınamayacaktır. Bu sebeple doğru hedef kitleyi belirlemeniz hayati önem arz ediyor.

2. Öğrenmeye hazır olduklarında öğrenirler,

Yetişkinleri öğrenmeye hazırlamak için eğitim öncesinde önbilgiyi uyandıracak çalışmalar yapılabilir. Örneğin eğitime gelmeden önce katılımcılara ilgili konutla ilgili eğitim künyesi, eğitimin faydaları anlatılabilir. Hatta motivasyonu artırabilmek için etkili video içeriklerinden de faydalanılabilir. Burada önemli olan eğitime gelenleri eğitimin konusunu sınıfa girdiklerinde öğrenmemeleridir.

3. Hemen ya da kısa zamanda uygulayabilecekleri bilgi ve becerileri öğrenmek isterler,

Eğitim esnasında verilen örnek ve uygulamalar katılımcıların eğitimden çıkar çıkmaz kullanabilecekleri uygunlukta olmalıdır. Öğrenilenleri hızlıca iş ve özel hayatlarında kullanabilmeliler. Ancak bu şekilde yetişkinler konuya daha motive olurlar. Ayrıca bir sonraki eğitim davetinizde daha mutlu gelirler. Eğitimleri tasarlarken anlattığınız konuda katılımcıların yakın zamanda faydalanabilecekleri bir uygulama ve içerik yoksa bunu eğitimin içerisine ekleme konusunu tekrar düşünmenizde fayda görüyorum.

4. Grup etkileşiminden hoşlanırlar,

Hiçbir yetişkin saatlerce dinleyerek bir konuyu öğrenmek istemez. Katılım göstermek, kendi tecrübelerinden paylaşmak ister. Bu sebeple eğitimlerde mutlaka etkileşim sağlamalısınız. Bu bazen soru cevap, bazen grup çalışması, bazen fikirlerini alarak bazen de bazı eğitim oyun ve aktivitelerinden faydalanılarak yapılabilir.

Korkmayın. Katılımcıları eğitime dahil edin. Böylece siz de keyif alacaksınız.

5. Öğrenme sürecine etkin şekilde katılmak, kendi tecrübelerine dayalı olarak görüşlerini açıklamak, tartışmak isterler,

Yetişkinlerin hem öğrenmeleri hem de mutlu bir eğitim geçirmeleri için kendilerini ifade edebilecekleri ortamlar yaratmalısınız. Fikirleri alındığında kendilerini daha iyi hissederler. Bu sebeple eğitim esnasında katılımcıların sorularını elden geldiğince kesmemeye çalışın. Eğitim esnasında bırakın kendilerini ifade etsinler. Hatta sadece eğitimde değil eğitim aralarını da değerlendirin. Aralarda katılımcılar sizinle eğitim esnasında paylaşamadıklarını aktarmak isteyebilirler. Bu anlar önemlidir. Eğitimin başarısı için bu fırsatları kaçırmamanızı naçizane tavsiye ederim.

6. İçeriğin belirlenmesinde yer almak isterler,

Yetişkinlerde temel dinamik “katılım gösterebilmek”. Bu, sadece eğitim esnasında değil, eğitim öncesinde de geçerli. Örneğin eğitiminizi tasarlarken hedef kitle katılımcılarda workshop tarzı çalışmalar yapabilirsiniz. İhtiyaç analizi çalışmaları esnasında eğitimden beklentilerini, hangi sorunlarını çözmek istediklerini sorarak içeriğe katkı göstermelerini sağlayabilirsiniz.

7. Eğitimde rahat bir çevre ve dinamik bir atmosferden hoşlanırlar,

Eğitimde katılımcıların kendilerini rahatsız hissedebilecekleri tüm unsurları önceden çözmek çok önemli. Bu sadece fiziki anlamda değil, ortamın psikolojik rahatlığı bakımından da gerekmektedir. Örneğin eğitim öncesi normları belirtirken kişilerin fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri, burada yapıcı geri bildirim ortamının sağlanacağının belirtilmesi bile ciddi anlamda katılımcılar arasında rahatlama sağlatacaktır.

8. Sertifika gibi ödül almak öğrenme cesaretlerini artırır,

Tek günlük bir eğitim de olsa iki saatlik bir seminer de yapılsa programın sonunda verilecek bir sertifikanın gücünü asla yadsımayın. Katılımcıların değerli zamanlarını harcadıkları eğitimin sonunda bir kâğıt parçası gibi görünse de küçük bir ödülle ayrılmayı isterler. Hatta eğitim öncesinde eğitimi başarıyla tamamlayanlara, katılım gösterenlere bir sertifika verileceğinin söylenmesi katılımcıların öğrenme motivasyonlarını artıracaktır.

9. Zamanları değerlidir.
Herkesin zamanı değerlidir. Kimse vaktini, hele hele de tam gününü bir hiçe ayırmak istemez. Eğitimlerde en çok karşılaştığımız hatalardan birisi de günü doldurmak için bazı uygulama ve konulara gereğinden fazla zaman ayrılmasıdır. Böyle durumlarda iyi giden bir eğitime sırf bu sebeple zarar verebiliriz. Tavsiyem günü doldurmaya çalışmayın. Gerekiyorsa eğitim erken bitsin ama verimli bir eğitim günü olsun.

Özetle, eğitimi bir bina olarak düşündüğünüzde yetişkin öğrenme ilkeleri binanın temelidir. Temeli sağlam güçlü ve keyifli eğitimler tasarlamanız dileğiyle…



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.

Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu. Usain Bolt Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var. Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götüre

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor.  Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler. Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar. Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler