Ana içeriğe atla

GENÇ KADINLARIN SADECE 4’TE 1’İ İSTİHDAM İMKÂNI BULDU


Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) ‘İşgücü Piyasası Bülteni’ne göre, geçen yıl iş arayanların sayısı 2013’e göre 2 kat arttı. İstihdam artışının işgücü artışının çok altında kalması nedeniyle iş arayan yaklaşık her 4 kişiden 1’i iş bulamadı ve işsizler ordusuna eklendi.






TÜİK ve İŞKUR verilerinden yararlanarak hazırlanan 2014 yılının değerlendirildiği TİSK ‘İşgücü Piyasası Bülteni,  2014 yılında iş arayan her 100 kişiden 24’ünün işsiz kaldığını ortaya koydu. TİSK’in bültenine göre, 2013 yılında iş arayan sayısındaki artış 906 bin kişi iken, bu sayı yüzde 92 oranında artarak,  2014’te 1 milyon 739 bin kişiye çıktı. . Bu artışın 736 binini daha önce iş talep etmeyen kişiler oluşturdu. 2014 yılında 1 milyon 739 bin kişilik işgücü artışının 1 milyon 332 bini istihdam edilirken, işsizlere 408 bin kişi daha eklendi. Bu artışla işsiz sayısı ise 2 milyon 853 bin kişiye çıktı.

İşgücüne katılma oranı da 2014 yılında bir önceki yıla göre 2,2 puan artarak yüzde 50,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise ancak yüzde 30,3 oldu. İşgücüne katılma oranı 15-24 yaş grubunda yüzde 40,8, genç erkeklerde yüzde 54 ve genç kadınlarda ise yalnızca yüzde 27,7 olarak hesaplandı.


İSTİHDAM ARTIŞI GÖLGEDE KALDI

İstihdam artış hızı 2013’de yüzde 2,8 iken, 2014’te yüzde 5,5 gibi daha yüksek bir orana çıktı. Ancak iş talep edenlerin sayısı yüzde 6,4 ile daha güçlü bir artış gösterdiğinden, istihdam artışı gölgede kaldı ve işsizlik yükseldi. İşsizlik oranı 2014’te 2013’e göre 0,9 puan artarak yüzde 9,9 oldu. 
2014 yılında çalışma çağındaki nüfusun yarısından azı (yüzde 45,5 ve 25 milyon 933 bin kişi) istihdam edilerek çalışma ve kazanç sağlama olanağına sahipken, yarısından fazlası (yüzde 54,5 ve 31 milyon 53 bin kişi) ise bu olanaktan yoksun kaldı.


9 MİLYON 96 BİN KİŞİ KAYITDIŞI
2014’te kayıtdışı istihdam 9 milyon 96 bin kişi, kayıtdışı istihdam oranı ise yüzde 35 oldu. En geniş işsizlik tanımına göre 2014’te Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 19,3, işsiz sayısı da 6 milyon 39 bin kişi oldu. Tarım dışı işsizlik oranı da 1,1 puan artışla yüzde 12’ye çıktı. Tarım dışı istihdam yüzde 5,5 oranında ve 1 milyon 65 bin kişi artarak 20 milyon 462 bin kişiye çıktı.


POTANSİYEL EV KADINLARINDA

2014’teki istihdamın yüzde 70’i erkeklere, yüzde 30’u kadınlara ait bulundu. Nüfusun yarısı kadınlara ait olduğundan, arada 20 puanlık istihdam boşluğu bulunduğu ortaya çıktı. TİSK’in yaptığı analize göre, Türkiye’deki yüzde 45,5 düzeyindeki istihdam oranını yükseltmek açısından en fazla potansiyele sahip grup, 11 milyon 589 bin kişi ile ev kadınları. Hizmetler sektörü kadın istihdamının yarısını, tarım sektörü ise 3’te 1’ini yarattı.

2014 yılında toplam istihdamın yüzde 66’sı, erkek istihdamının yüzde 68,5’i, kadın istihdamının da yüzde 60,2’si “ücretli veya yevmiyeli” çalışan olarak belirlendi. Kadın istihdamı içinde en büyük ikinci payı yüzde 29,5 ile “ücretsiz aile işçisi” olarak çalışan kadınlar aldı. Buna karşılık “kendi hesabına” veya “işveren” olarak çalışan kadınların payı toplam olarak sadece yüzde 10,3 olarak saptandı. 2 milyon 266 bin kadın ücretsiz aile işçisi olarak çalıştı.
Genç istihdamı 2013 yılında yüzde 2 oranında artarken, artış 2014 yılında yüzde 7 gibi yüksek bir oranda gerçekleşti. Genç istihdamının yaklaşık üçte ikisi (yüzde 67,2) erkeklere ait oldu. İstihdam oranı genç erkeklerde yüzde 45 iken, genç kadınlarda sadece yüzde 22 olarak hesaplandı. 2014’te genç kadın nüfusunun yalnızca yaklaşık dörtte biri istihdam imkânına sahip olabildi.


MESLEK LİSELERİ ŞANSLI, GAZETECİLİK ŞANSSIZ
2014’te en yüksek işsizlik oranı yüzde 11,9 ile genel lise mezunlarında oldu. Bunu sırasıyla meslek lisesi ve yükseköğretim mezunları (yüzde 10,6) ve lise altı eğitimliler (yüzde 9,4) izledi. En düşük oran ise yüzde 6,3 ile okur-yazar olmayan kişilere ait bulundu.

Meslek lisesi mezunlarının yüzde 58,1’lik istihdam oranı, genel lise mezunlarına ait yüzde 47,1’lik oranın üzerinde gerçekleşti. Gençler meslek lisesini tercih ettikleri takdirde çok daha kolay iş sahibi olabiliyor, ayrıca yükseköğrenime geçiş şansı da elde ediyorlar.
İstihdam oranı en yüksek olan üniversite alanları sağlık, veterinerlik ve mühendislik; en düşük olanlar ise gazetecilik, sanat ve sosyal hizmetler olarak tespit edildi.


İSTİHDAM EN ÇOK İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ARTTI

Bir yıl içerisinde istihdamın en yüksek oranda arttığı sektör yüzde 8,1 ile inşaat olurken, onu yüzde 5,6 ile hizmetler ve yüzde 5,1 ile tarım sektörü izledi. Sanayi sektörü yüzde 4,2 ile sektörler ortalamasının altında kaldı.

Geçen yıl bölgeler itibarıyla bakıldığında ise işsizlik oranı Güneydoğu Anadolu’da yüzde 15,6 ile en yüksek, Kuzeydoğu Anadolu’da yüzde 5,3 ile en düşük düzeyde görüldü.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.



Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu.

Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var.
Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götürecek beş yoldan bahsedeceği…

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor. 

Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler.
Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar.
Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler bizi buna zorlayacak gib…