Ana içeriğe atla

Eğitimlerdeki Zombiler ve Onlarla Başa Çıkma Yolları


Aşağıda anlatacaklarım eğitimle uğraşan, eğitim veren herkesin başına, bir kez de olsa, gelmiştir ya da gelecektir.
Heyecanlısınızdır. Konunuza hâkim ve hazırlıklısınızdır. Klasik bir eğitim olmasını da istemiyorsunuzdur. Etkinliği ve verimliliği olan bir eğitim hazırladığınız düşüncesindesinizdir. Akşamdan erken yatmış, sabah da hafif bir kahvaltıyla güne başlamışsınızdır. Eğitim salonuna tam zamanında gelirsiniz. Fakat son derece yüksek motivasyon ve konsantrasyonla sürdürdüğünüz eğitiminizi devamlı olarak sabote eden birileri vardır. Bu sabotörler sizin motivasyonunuz bir tarafa diğer katılımcıların da dikkatini dağıtmaktadırlar. Eğitiminizin başarısız bir şekilde sonuçlanması artık işten bile değildir.




Zombilerrr

Ben, böyle eğitimi sabote eden katılımcıları zombiler olarak adlandırıyorum. Çünkü bu kişiler tehlikeli bir tür virüs taşırlar. Çoğu, bu virüsü ilk öğretim zamanından beri taşımaktadırlar. Uygun ortamı bulduklarında mutlaka korkunç yüzlerini gösterecek ve çevrelerine de kısa süreliğine de olsa bu virüsten bulaştıracaklardır.

Mücadele için önce tanımak gerek

Eğitimlerimizde, eğitim ortamını bozan, sabote eden katılımcılarla genellikle karşılaşırız. Sinirlerimizi bozarak eğitimlerimizde başarısız olmamıza sebep olurlar. İşte bu yazıda kişisel olarak zombilerle mücadele konusundaki tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.  Mücadele etmeden önce bu kişileri tanımamızda fayda var. Benim tespit ettiğim üç ana zombi türü mevcut. Tabii bunlar da kendi aralarında çeşitleniyorlar ama ana türler aşağıdaki gibi.

Saldırgan Zombiler

Bunlar en tehdit edicileridir. Çok saldırgan olurlar. Her zaman haklı olduklarını düşünürler. Mutlaka sizde bir açık ararlar. Eğer açığı bulurlarsa eğitimin sonuna kadar o açıktan faydalanarak sizi rahatsız ederler. Öfkeleri kadimdir. Hakarete kadar işi getirebilirler. Üstün insan profiline sahip olduklarını düşündükleri için her an ezmenin bir yolunu bulmaya çalışırlar.

Çözüm:  Bu insanlara karşı yapabileceğiniz en iyi şey kendinizden emin olmanızdır. Güçlü bir duruşunuz olmalı ve sorulara net bir şekilde cevap verebilmelisiniz. Tabii iyi bir eğitim öncesi hazırlığınız olduktan sonra gerisi de gelecektir.

IQ’su Yüksek Bilge Zombiler

Bu kategoridekiler her şeyi bildiklerini düşünürler. Zaten eğitime de kendileri isteyerek gelmemişlerdir. İş yerinin görevlendirmesi sebebiyle oradadırlar ya da bunun böyle bilinmesini isterler. Bunlar sürekli olarak bilgiye kapalı tutarlar kendilerini. Etkileşimi sıfıra indirmek isterler. Zaten etkileşime gerek de yoktur. Hiç ummadığınız anlarda gizlice saldırmayı severler.

Çözüm: Bu kişilere de iyi hazırlanmak gerekir. Karşınıza alıp meydan okumanıza gerek yok. Zaten arzuladıkları sizi savaşa çekmektir. Eğer hata edip de soruları karşısında geri çekilirseniz, daha da fazla üzerinize gelmek isteyeceklerdir. Sorularını mutlaka cevaplayın. Cevapsız kalmasınlar. Bu kategoridekileri sık sık övün ama eğitim esnasında yanlış bildiklerini de yüzlerine vurmaktan çekinmeyin. Kanıtlayın. Somut örnekler verin.

Pısırık Zombiler

Pısırık zombiler çok çekingenlerdir. İçlerinde her zaman arabesk bir isyan enerjisi taşırlar. Şikayet etmeyi çok severler. Kimseye güvenmezler ve hatta kendilerine de hiç güvenmezler. Özgüvenleri yerlerdedir ve bu sebeple farklı bir savunma mekanizması geliştirmişlerdir. Bunun adı, memnun olma ve şikâyet etki kimseler senin özgüveninin olmadığını anlamasın, dikkatleri başka yöne çevrilsin taktiğidir. Şikâyetleri bazen mağdurluk sınırları içerisinde dolaşır. Özellikle eğitimlerde yakın çevrelerini etkilerler. Ola ki şansına bir grup içerisinde buldularsa kendilerini, eğitimin sonuna kadar o grubun peşini hiç bırakmazlar ve o gruba bu eğitimin ne kadar da saçma olduğu noktasında zehirlerini enfekte ederler.

Çözüm: Bu kişilerin özellikle özgüvenleri okşanmalıdır. Eğitim boyunca olumlu ve özgüven arttırıcı geri bildirimler ve pekiştirenler kullanın. Mağdur oldukları için onları çok iyi dinlemek gerekir. Örneğin size bir anda eğitim dışında şirketlerindeki bir sorundan ve bu yüzden ne tür sıkıntılar çektiklerinden bahsedebilirler. Elinizden geldiğince bölmemeye çalışın söylediklerini. Dinlediğinizi hissettirin.

Üç ana kategoride tanıtmaya çalıştığım eğitim sabotajcılarını ne kadar iyi tanırsak, onlara o kadar kolay müdahale edebiliriz. Keşke eğitimlerde tüm katılımcılar aynı motivasyon ve odaklanma düzeyinde olsalar. Maalesef bu sadece bir ütopyadan ibaret. Bizler eğitimlerimizde bu gibi durumlara mutlaka hazır olmakla mükellefiz. Nasıl bir eğitimin tasarımlanması kısmında detaycı ve dikkatli çalışıyor, eğitimin etkililiği, verimliliği ve çekiciliği için uğraşıyorsak, eğitim anında katılımcılar sebebiyle başımıza gelecek krizlere de hazırlıklı olmalıyız.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.



Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu.

Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var.
Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götürecek beş yoldan bahsedeceği…

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor. 

Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler.
Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar.
Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler bizi buna zorlayacak gib…