Ana içeriğe atla

Bir Ben Eksiktim


Bir Ben Eksiktim


 
·         İş hayatına hemen hemen yeni başlamış biri olarak İK alanında yeni bir şeyler söyleyebilir miyim?
·         Piyasada bunca aksakallı varken senin gibi bir çömeze de ne oluyormuş? Otur oturduğun yerde!
·         Ama ben yazamam ki! Beceremem bu işleri.
·         İçim kıpır kıpır, söyleyecek çok şeyim var.  Ama nasıl yapsam acaba?

İnsan bir şeye niyetlenmesin. Hemen konforunu bozacak tüm durumlara karşı ister istemez savunmaya geçiyor hatta saldırıyor. Kişisel gelişim kitaplarında bolca gördüğüm atalet durumu bu olsa gerek. Bir şeyi yapmayı istiyor, nasıl yapacağınızı biliyor, yaptığınız zaman ne gibi sonuçlar oluşacağını öngörüyorsunuz ama yine de yapmıyorsunuz. İşte bu güne kadar benim yaptığım da tam olarak buydu: Kocaman bir atalet çukurunun içinde debelenip durmak.

 

Harekette bereket var.


Kariyerinin henüz başındaki birisi olarak, beni mesleki açıdan en çok tatmin edecek olanın çalıştığım alanı öğrenmek ve bunu da durmadan yapabiliyor olmak olacak. Evde oturarak ya da iş yerinde bizlere verilen görevlerle bunu yapmak da çok mümkün değil bana göre. İnsanın bir şeyler yazmaya çabalaması gerçekten de çok zorlayıcı, en azından şimdilik benim için böyle. Yazabilmek için okumak, gezmek görmek, konuşmak, takip etmek ve tüm bunları hiç durmadan yapıyor olabilmek gerekiyor. Madem, sırf yazabilmek için bunları yapmam gerekecekse ben bu işte varım diyorum.
İşte bu blog öğrenme serüvenime bir katkı, öğrendiklerimi de paylaşmamı sağlayacak bir araç olacak.
Bu âlemde bir ben eksiktim diyor, bu bloğun sizler ve benim için güzel bir öğrenme ve paylaşma serüveni olmasını diliyorum.

Sevgiler,

Salim Tanrıverdi
17/07/12

Yorumlar

  1. Bu çalışmanda sana başarılar dilerim.

    YanıtlayınSil
  2. Bilgi, tecrübe ve gözlemlerini aktaracağını ifade ettiğin blog sayfanı açtığını görünce çok sevindim. Umarım yeni başlamış olduğun blog serüvenin kalıcı olur. Sevgilerimle...

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çiçek Açmak için Önce Gömülmek Gerekir

Bittim diye üzülme senin için daha güzel bir başlangıç vardır. Öldüm diye kederlenme sana bahşedilmiş daha büyük bir diriliş vardır.

Eğitimin Usain Bolt’u Olmak İçin Garantili 5 Yol

Malumunuz 2012 Londra Yaz Olimpiyatları görkemli bir kapanışla sona erdi.  İyi çalışan, sabır gösteren, planlı ve programlı olan sporcular, dolayısıyla ülkeler emeklerinin karşılığını aldılar. Tabii bir çok sporcu ve ülke olimpiyatlara damgasını vurmuştur ama bana göre oyunlara asıl damgasını vuran tek  bir sporcu vardı: Usain Bolt. 1986 doğumlu Jamaikalı Sprinter Olimpiyat Stadyumu'nda yapılan atletizm yarışmalarında erkekler 200 metre finalinde, 19.32 saniyelik derecesiyle, dünya rekoru kıramasa da kariyerinde ikinci kez 200 metre olimpiyat altınına uzandı. Ve bunu tarihte yapan ilk atlet oldu. Usain Bolt Peki Bolt’u başarıya götüren etkenlerin iyi bir eğitim vermekle ne ilgisi olabilir? Bana göre Bolt’a bakarak feyzalabileceğimiz bir çok nokta var. Ben başarının tanımlanmasını pek sevmiyorum. Her ne kadar başlıkta garantili beş yoldan bahsetsem de doğru olana gitmenin birden fazla yolu var. İşte bu yazıda da bana göre bir eğitmeni tıpkı Bolt gibi başarıya götüre

Yüzyüze Eğitimin Sonu mu Geliyor?

Yüzyüze eğitimin sonunun geldiğine, en azından şimdilik, inananlardan değilim. İnsan, insan olduğu sürece temasa ihtiyacı olacaktır. Ama yine de mevcut gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Arkadan gelen dijital yerliler mevcut ezberi hepten unutturacak gibi görünüyor.  Bunlara ek olarak dünyada ve Türkiye’de hızla artan mobil teknoloji alt yapısı, mobil çalışan sayısını da arttırmaya başladı. Çalışanlar artık iş yerlerine gitmeden; kafelerde, evde, parkta, bahçede ve belki de yolculuk esnasında çalışabilmekteler. Ayrıca iş yerleri de maliyetlerini düşürmek için çalışanlarını dışarıya yönlendirmeye başladı. Bir araştırmaya göre 2015’te 1.3 milyar kişinin mobil çalışan olması bekleniyor. Yani insanlar artık tek bir fiziki mekanda bulunmak zorunda kalmayacaklar. Tüm bu gelişmeler ister istemez yüzyüze eğitimin geleceğini bizlere sorgulatıyor. Her ne kadar etkinliği diğer öğrenme metodlarına göre daha güçlü olsa da dünyadaki teknolojik gelişmeler ve artan maliyetler